SON DAKİKA

ANALİZ :Gazeteci Candemir MHP’nin erken seçim çıkışını yazdı

Bu haber 17 Nisan 2018 - 12:23 'de eklendi ve 96 kez görüntülendi.
OKTAY CANDEMİR
 
2002 yılında ANAP-MHP ve DSP Koalisyonuydu… Ecevit, hasta bir Başbakandı… O kadar hastaydı ki basın mensuplarına sırtını dönerek açıklama yapıyor, bir vatandaş onun yüzüne yazar-kasa fırlatırken, ülkenin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise yüzüne Anayasa Kitapçığı fırlatıyordu. Ecevit’in başına bunlar gelirken, tam da bu dönemde İstanbul eski Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül, Refah partisinden ayrılarak AKP’yi kuruyordu.
 
Ecevit, bugün Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği ‘Ülkemize karşı büyük bir oyun var ve biz bu oyunu bozacağız’ şeklinde ki söylemlerine benzer açıklamalar yapıyor ama Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklı olmasına rağmen yeni bir siyasal hareketi başlatıyordu.
 
Ecevit, 2 yıllık iktidardı ve 3 yıl daha iktidar olarak kalabilirdi. Ancak Ecevit’e darbe hiç beklemediği bir yerden ortağı Bahçeli’den geldi. Bahçeli aniden ortaya fırlıyor ve ‘Buyurun erken seçime diyor’ bu bir hata mıydı bilemem ama 3 Kasım 2002’de kendi partisi iktidar iken barajın altında kalıyor, AKP yüzde 34 ile tek başına iktidar oluyordu.
 
AKP’ye iktidar yolunu açan Devlet Bahçeli 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından yine 2001 de olduğu gibi Türkiye’nin akışını değiştirecek bir çıkışla referandum çağrısında bulunuyor ve 16 Nisan 2017’de yapılan referandumun sonucunda Türkiye, Partili Cumhurbaşkanı sistemine geçti ve parlamenter sistem ile kuvvetler ayrılığı ilkesi resmen olmasa da fiilen ortadan kaldırılmış oldu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 2001’de iktidar yolunu açan, 15 Temmuz’dan sonra Tek Adam olması için referanduma götüren Devlet Bahçeli, bugün yine tarihi bir çıkışla erken seçimin öne alınması için çağrıda bulundu. 2001 ve 2016’da yaptığı çıkışları ile Tayyip Erdoğan’ın mutlak iktidarının yolunu açan Bahçeli bugün ki çağrısıyla Erdoğan’ın mutlak zaferinin de önünü açmak istiyor.
 
Bahçeli’nin açıklaması kendisinin ve partisinin değil, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararı ve önerisiyle gerçekleşen bir açıklamadır ki, dönem itibariyle muhalefetin aleyhine bir durumdur.
 
İYİ  Parti henüz tam olarak siyasi politik hatta yerini almamışken, Saadet Partisi henüz mahallenin yaramaz çocuğuyken, CHP zaten yine yerinde sayıyorken ve arpa boyu yol almamışken, Afrin ve 15 Temmuz milliyetçi cenahın zihninde tazeliğini korurken yapılacak bir seçim Erdoğan için avantajlı bir durumdur ki, hele 2001’de olduğu gibi Erdoğan’ın bugün yine ABD’den ‘Başkanlık’ için onay aldığı iddiası doğru ise Türkiye bir kaç ay içinde kesinlikle seçime gidecektir.
 
Geriye tek muhalif güç olarak HDP kalıyor ki, HDP üzerinde büyük bir baskının kurulacağı öngörülmeyecek bir durum değil. HDP’ye yönelik kapatma davası gibi seçeneklerde Erdoğan’ın masasında durduğu da iddia ediliyor.
 
Çünkü tüm uğraşlara rağmen Erdoğan’ın bizzat yaptığı anketler HDP’nin her şeye rağmen hala barajın üstünde olduğunu gösteriyor. Barajın altına düşürülemeyen HDP için yeni oyunlar ve baskı yöntemlerinin devreye gireceği konuşulanlar arasında.
 
Bahçeli’nin açıklaması ile Türkiye tarihinin en önemli kavşaklarından birine girmiş oldu. Önümüzde ki dönem bir çok şeye gebe…